14.03.2008

Akademi Tarihi

YKC en güzel zamanlarını yaşıyordu. O zamanlar bile YKC'nin yükselişini durdurabilmek herkes tarafından imkansız olarak görülmekteydi. Fakat asıl konu YKC'nin nereden nereye geldiği ya da ne güçte olduğu değil, klanının ilerde nasıl hala güçlü kalabileceğiydi.

DimSoul'un emriyle, YKC-2 yani YKC Akademi kuruldu. candela ve sveet isminde 2 büyük usta görevlendirildi. YKC-2 klanının gelecekteki gücünü garanti altına almak için çabalamaya başladılar. DimSoul'un ilk hedefi en kalabalık alt klana sahip olmaktı. Stratejik olarak belirlediği bazı noktaları candela'ya söyledi ve bu bölgelerdeki her oyuncuya davetiye atılmasını tavsiye etti.

Üye sayısı günden güne artıyordu fakat DimSoul'un deyimiyle "doğal seleksiyon" olucaktı yani güçlü olan ayakta kalıcaktı, YKC ruhunu benimseyenler klanla devam edicekti o yüzden sayının bir önemi yoktu yeter ki iyi yönetilip iyi eğitilsinler.

Öte yandan bir çok klan bunun sıradan bir alt klan olacağını düşünüyordu. Lakin, candela'nın sistemi sert ve otoriterdi ve DimSoul ile Aguirre tarafından tam destek alıyordu. Bunun üzerine bir de Savaş Tanrısı daviddavid bakıcılık yaptığı hesapla YKC 2 dekilere savaş taktikleri öğretmeye gelince YKC ruhu yeni oyunculara işlendi.

Akademi olmasına rağmen hiç bir çaylaklığa müsaade edilmiyor, en kalabalık klan olmasına rağmen durmadan elemeler yapılıyordu. Böylece YKC 2 öyle diğer alt klanlar gibi gerilerde kalan bir klan olmaktan çıkmış, artık üst sıralara doğru sağlam adımlarla geliyordu. YKC düşmanları Akademiyi ikinci bir tehdit olarak görmekteydi. Bu bizim için gurur verici bir duyguydu. En saygı duyulan klan olma yolunda ilerleyen W5'in yükselen değeri YKC artık kendi oyuncularını yetiştiriyordu.



YKC 3 klanı henüz tasarım aşamasındayken, Kuzey Bölgesinde cepheleşmeler başlamıştı. candela Rektör olmasına rağmen YKC'nin Kuzey Bölgesi Liderliğini de üstlenmişti ve de askerleri ile yaptığı birbirinden başarılı operasyonlarla hızla genişlemekteydi. Bu askerlerden en önemlileri iste_hayat ve aztec301'dir.

Her şey güzel giderken bir anda W5'e yine ceza dalgası gelmişti ve bu sefer Kuzey Bölgesinde ki ceza almış YKC köyleri revaçtaydı. YKC köylerinin hiçbirini başka bir klan komutasında görmek istemeyen candela ve The K-G arasında kanlı bir savaş başlamıştı. YKC askerleri, Beylik ve AB ile çok sert savaşlar içersinde olduğu için Batı ve Kuzey bölgelerine yardımlar yetişmiyordu. Batı Bölgesinde dreedevil kendi köyünü kaybetmek uğruna technicall'ı korurken, benzer kardeşlik hikayeler Kuzeyde yaşanıyordu. Corpus ve Candela ile emirlerindeki askerler kendilerinden kat kat güçlü ittifakların şerine karşı umut olmuştu.

İşte bu YKC ruhuydu çünkü YKC kazanılan köylerle değil kaybedilen köylerle yükseliyordu.

dreedevil kendi köyünü feda ederken, technicall'ın ayakta kalmasını sağlamış, technicall'da tek başına bulunduğu bölgede her gördüğü köye YKC sancağını dikmişti. Kuzeyde ise her fırsatta ikili oynayan YKC düşmanlarına karşı savunma sanatının bütün inceliklerini sergileyen ve köylerini açgözlülere mezar eden candela onca köy, onca asker sayısı farkına rağmen tek bir köy kaybetmemiş, 1 hafta içerisinde savunma puanında tavan yapmıştı.

Yine de bu savaş onu sadece Kuzey Bölgesine odaklamış ve Akademi ile geçirdiği zamanı azaltmıştı. Düzen ve otorite içersindeki ittifakta çatlak sesler çıkmaya başlarken, talepler yerine getirilemiyordu. candela'nın yokluğunda diğer Akademi yöneticileri ittifakı kontrol etmekte zorlanıyordu. YKC'2 nin zor günler yaşadığını farkeden DimSoul Beylik ve AB savaşlarına rağmen Akademiyi kontrole geldi. Gördüğü manzara karşısında öfkelenen Başkan, rektör candela ile uzun tartışmalar yaşadı.

candela önemli olanın kendisinin ayakta kalması olduğunu savunurken, Kuzey Bölgesinde köylerini koruyabilirse Akademiye vakit ayırıcağını söylüyordu. Bunun tam aksini savunan DimSoul ise önemli olanın Kuzey Bölgesi değil, YKC için yetişen yeni oyuncuların birlik ve beraberliği öğrenmesin gerektiğini söylüyordu. Aslında herkes YKC'nin iyiliğini istiyordu fakat herkesin kendine göre bir düşüncesi vardı.

candela ile anlaşamayan DimSoul YKC'ye geri dönerken kendi yerine YKC-2'yi kontrol etmesi için dreglayn'ı atadı. candela, dreglayn'ı görmezlikten geliyor ve kurmaylarına da aynısını yapmalarını söylerek dreglayn'ın gözlemci sıfatını etkisiz hale getirmek istiyordu.

Sıcak savaş sırasında, bir haftasonu oyun başında geçirmemek ona kaç köy kaybettirir diye düşünerek topraklarını gezen candela artık klan yönetimden iyice kendini soyutlamıştı. bunun üzerine bir de KG'ye karşı savaşma sözü veren Vatan ittifakı onu arkasından vurdu.

KG candela'dan daha güçlüydü ve gerçekten hiç merhameti yoktu ama en önemli savaş taktiği sözlerinde durmamasıydı. candela'nın askerleri sonunda tükendi ve gelen azbuçuk desteklerde erimeye başladı. YKC Akademinin efsane Rektörü candela, veda mesajında yetiştirdiği oyunculara yenilgisini ve yakında tüm köylerini kaybediceğini söyledi. Bunun üzerine başkanlarına aşırı bağlı olan ve ne olursa olsun onu çok seven YKC Akademi üyeleri ellerindeki 1-2 köyün tüm askerlerini candela'ya destek attı. Bu candela'yı tekrar YKC Akademiye kazandırmıştı, gururlandırmış ve duygulandırmıştı.

YKC Akademi üyelerinin neredeyse bütün askerleri candela'ya desteğe gidiyordu ve bu onun direnişini zaferle taçlandırıcaktı. Yine de bu elveda mesajı yüzünden DimSoul ile olan kuvvetli bağlar iyice zayıfladı çünkü büyük başkan, rektörün yeni oyunculara kötü örnek olduğunu düşünüyordu.

Ne olursa olsun, candela, Y.Çeri, Neon ve onların eşkiyalarına karşı savaşında bir kaç kişi ile ayakta kalarak YKC ruhunu kanıtlamıştı ve toprak kaybetmemişti ama YKC-2'nin kontrolünü kaybetmişti ve de YKC 3'ün resmen kurulduğunu ve Kuzey Bölgesi üyelerinin YKC 3'e geçirildiğini görmüş, YKC sorumlularına bunun nasıl kendinden habersiz yapılabileceğini sormuştu.

Kendi ittifakının kontrolünü kaybeden candela kendi yetiştirdiği öğrenciler tarafından dinlenmiyordu. Bu onun için bir ihanet olsa da, aslında YKC için bir sadakattı.
Sağ kolu bildiği YKC 2 kurmayları, olması gerektiği gibi YKC yöneticilerinden izin almış ve YKC 3 atılımına başlamışlardı, ancak atılım candela'nın yokluğunda doğal olarak yanlış yapılmıştı. Bu işin böyle yapılmayacağını savunan candela, sorumsuzca haraket eden YKC-2 kurmaylarına ve onlara izin veren dreglayn ile yaptığı tartışmanın ardından YKC 2'nin kendi askerleri olduğunu ve YKC 3'ün yapısına kendinin karar vericeğini yazdı.

YKC'nin tavrı ise sert ve kesindi:

Boşuna kardeş kanı dökülmesin.

candela bunun üzerine klandan ayrılmayı kabul etti. Bir çok oyuncu candela'ya çok bağlıydı ve onunla birlikte gelmek istedi ama ne olursa olsun candela gerçek bir YKC'liydi ve terk edildiği klana bile sadakat ile bağlanan gerçek bir klanseverdi bu yüzden öğrencilerine şöyle seslendi;

YKC hepimizin evi, ben sadece evime geri davet ediliceğim günü bekliyorum.


Sürgündeki günlerinde, kadim dostları DimSoul ve Aguirre hatta kendi sözünden çıkan askerleri bile candela'nın yanındaydı. Yine de kendisi yalnızlığın verdiği bunalım ile delirmiş ve multi hesap kullanarak ceza almıştı.

candela ilk başlardaki büyük başarılarını, w5'e akademi kavramını getirmesiyle ve yetiştirdiği birbirinden değerli üyelerle kazandığı itibarı, ve efsanevi kuzey bölgesi zaferlerini, son zamanlarındaki hatalarıyla gölgelemişti belki ama hiçbir zaman unutulmadı çünkü o gerçek bir YKC efsanesiydi.

candela belki sorumsuz ve bencil denebilicek tavırlarıyla üst ittifakın güvenini kaybetmişti ama yetiştirdiği birbirinden özel savaşçılarla, zamanında YKC için yaptıklarıyla ve son olarak YKC'den sürgün edildiğinde bile klanının gücünü bölmemek için, kardeş kanı dökmemek için yalnızlığı seçerek gerçek bir kahraman olduğunu göstermişti.

bunların dışında candela, ceza aldıktan sonra bile YKC için çalışmıştır. bunlardan en önemlisi Güney Bölgesinde ki Beylik Savaşının kırılma noktasındaki Cellat-ı İnfaz ve Yaralı Domuz operasyonlarında, byonur34'ün planını kusursuz hale getirmesi ve savaşta whitedream hesabıyla aktif rol oynaması ve de cellatın kellesini sektirmesidir.

Bir diğer fedakarlığı ise DimSoul'un Güney Bölgesinde ihanete uğrayıp tüm askerlerini kaybettiği ve oyunu bıraktığı bir dönemde, hesabı 0 askerle korumayı başarması ve DimSoul'u oyuna geri kazandırmasıdır. Bu olayı sadece eski konsey üyeleri bilir.

W9'da kısa bir dönem için kurduğu YKC klanıyla zirvede show yapan Rektör, seviyeli ve kaliteli oyunculuğu ve savaş taktiklerindeki kurnazlığı ile DimSoul ve Aguirre ile birlikte YKC'nin yükseliş döneminde rol oynayan en önemli kişilerden biridir.


Artık candela devri kapanmıştı ve YKC Akademi tarihinde II. Dönem Başlıyordu.


YKC-3 atılımı gerçekten de aceleci ve hatalı yapılmıştı. YKC-2 kurmaylarının üstü kapalı bir şekilde işe yaramazlar diye nitelendirdiği herkes, candela'nın onayı alınmadan, ve de yönetici üye farkı gözetmeden YKC-3'e gönderilmişti.

Candela nın yanında eğitim gören, zebani_84, şuan ki nickiyle destekkk ile cashwolter, şuan ki nickiyle MELSED, candela ve kurmaylarının ayrılığından doğan otorite boşluğunu başarıyla doldurmuş ve ıslah ettikleri YKC 3 klanı ile beklenmedik bir güç ve gövde gösterisi yapmaya başlamıştı. YKC bile YKC 3 ü YKC 2 den daha güçlü ve organize bulmaya başlamıştı.

Büyük ustanın veliahtları destekkk ve melsed, candela'nın öğrettiği sistemi kendi çabalarıyla daha da geliştirdi. Çok daha sert ve çok daha disiplinli bir klan kurmuşlardı. Bu klan öncekilerden daha iyiydi ve bu sefer tek bir kural vardı,

"ÇAYLAKLIK YAPARKEN YAKALANDIĞINIZ AN , ATILIRSINIZ. YKC 3 TE ÇAYLAK İSTEMİYORUZ"

Bir alt klanında altı olan bir klanın bu derece disiplin üzerine oynaması elbette ki meyvesini verecekti. Ve destekkk ile melsed'in yönetiminde bulunduğu YKC 3 klanı, YKC 2 klanını sıralamada bile farklı bir şekilde geçti. Böyle bir şeyin olabileceğini gelecek hakkında yorumlarda bulunan ve her seferinde isabet ettirmiş olan kahinler bile söylese kimse inanmazdı.

Ama Destekkk ve MELSED bir kere inanmıştı. YKC 3, Akademi olmaktan çıkmış, elit bir savaş birimi olma yolunda ilerliyor, YKC'nin kendisine bile örnek oluyorken, görüntüsü bile DESTEKKK ve MELSED'in ne kadar iyi eğitim aldığını ve nasıl bir yönetim anlayışı içerisinde olduğunu ortaya koymak için yetiyordu.

Sonraları YKC 2 klanı, YKC 3 e klanına katıldı. Hani derler ya zayıf olan güçlü olana katılır diye. İsim olarak güçlü olması gereken klanın YKC 3 klanına katılması çoğu klanların bile takdirlerini kazanmıştı ve YKC tarihine bir başarı hikayesi olarak daha geçmişti.

YKC 3 artık YKC 2 olmuş, Melsed'in takipçiliği ve Destekkk'in oyun disiplini onları zirveye kadar yükseltmişti. YKC ruhuna sahip bu iki savaşçı dillerden dile dolaşacak zaferlere sahip serüvenlerle candela ve onun sağ kolu termi'nin hayal ettikleri fakat başaramadıklarını başarmış, birçok düşmana kök söktürmüştü.

Zirve yolunda hala bugün bile devam etmekte olan YKC-2 bir alt klandan çok elit bir savaş birimi olmuştur. YKC'nin alt klanlarının temelini atan CANDELA ve o temelden bir DEV meydana çıkartan ise DESTEKKK ve MELSED'tir.

Bu iki oyuncu ve onların askerleri YKC'nin geleceğini sağlamlaştıran gerçek efsanelerdir.

Artık YKC 2 klanı W5 üzerindeki en sağlam, en güçlü ve en entedirgin eden alt klandır ve biz yetiştirene kadar daha iyisi de olmayacaktır.

DESTEKKK şuan hala en büyük klanlar tarafından bile w5 dünyasında "ZEBANİ" olarak tanınmaktadır. Onu görmemezlikten gelip, sıradan bir yönetici ya da savaşçı olarak gören kişiler, geçmişte hep ZEBANİ tarafından yok edilmişlerdir. Dimsoul (eski sahip) ise onu keşfederek büyük bir "yetenek avcısı" olduğunu yine ortaya koymuştur.


YKC gibi YKC 2 ve YKC 3 klanları da bir çok efsane savaşçı yetiştirmiştir ve hala da yetiştirmektedir. Bir çok kişi yeni yetişmekte olanlara YKC ruhunu öğretmek, oyunu daha zevkli hale getirmek için büyük emek vermiştir. Alt klanlarda görev yapmış ve yetişmiş bu askerler hiç bir zaman unutulmayacak ve her zaman saygıyla anılacaktır çünkü bu bizi diğer klanlardan ayıran en büyük fark.

Bu bir oyun ve bu oyunda her şey YKC için!






Unutulmaz Akademi Savaşçıları

Sveet
Candela
Termi
orgrim
deivid_oguzhan
daviddavid
optick
dreglayn
zebani_84
cashwolter
it is a book
cagdasradyo
NEVOLA
tuze
tiryaki2005
orkanoid
basbugcapanoglu66
AVCI71
Duhandursun
bilginrst
cannbaz